1931’de doğmuşum..
Kıptı’ya yaptırmışlar
sünnetimi.
Yaşamadım o kadar
bakmayın takvim yaşıma.
Akşam olunca girerdik
2’şer 2’şer yatağa.
Pireler kanımızı
emerdi.
Evimizin ortasında
bir tandır,üzerinde kilim delik delik.
Tandırda bir çömlek
içinde,altı aylık bir kemik.
Dökerdi anam bir
tepsiye,girerdi içine dokuz kaşık.
Anamın tandırı
attıkça samanı kıvrım kıvrım çıkardı dumanı.
Yufka yapar,bazlama
yapar arada çekerdi çörek.
Ne gömlek vardı ne
kilot,Urbamdı Hacılar dokuması Tırıl.
Onun da
dizleri,dirsekleri yamalı.
Bir patates bir soğan
dürüm yapardık.
Dua ederdik
şükrederdik Rabbin verdiğine.
Çıban çıkardı
boynumdan pişmiş soğan sarardık.
Tavuk körlüğüne
yakalandım gıdasızlıktan.
Hastalandım ateş
40’dan fazla,patates koydular alnıma.
Kabus görürdüm siyah
tavanda.
Döne ebe çıkardı kara
saplı bıçağı belinden.
Taradı beni başımdan
ayağıma kadar.
Kah geğirdi,kah
esnedi üfledi yüzüme.
Soğan kokan ağzından.
Nazar değmişti efsun
yaptı bana.
Halbuki zatürre
olmuştum sol akciğerimden.
Çeke çeke kurtuldum o
dertten.
Ahırda hayvanlar aç
cılız kalkamaz yerinden.
Keven getirir
yedirirdik güneyden.
Bir devre girdik adı
kıtlık.
Bizim de yediğimiz
çiğdem.pırçalık,kenger ve cırtlık.
Aşık oynardık karı
erimiş damlarda.
Yarış yapardık buz
üstünde fırıştakla.
Yıkılırdı benimki
hemen,sarhoş gibi kafasını sallardı.
Sökerdik kabaraları
ayakkabıların altından..
Çıkardık türbeye
yağmur duasına.
Hoca okurdu ederdi
dua.Biz de derdik amin.
Türbede bir mezar tek
bir ardıç.
Kimse bir dal
koparamaz,uğursuzluk sayılırdı.
Alırlardı bir avuç
toprak,atarlardı anbara,bereket olacak.
Pişerdi Cami
avlusunda bir kazan pilav.
Bütün köy halkı
yerdi.
Bazen yağardı
yağmur,bilinirdi hocadan kerameti.
Oda oda gezerdik
bayramlarda.
Toplardık akide
şekeri.
Yerdi büyükler bayram
yemeğini.
Bize artanları
kalırdı.
Hoca okurdu lamba
ışığında siyer.
Ne Çanakkale,ne
Sakarya ne Kurtuluş Savaşı.
Yoktu Türk .
Sallardı bir arap bir
acem kılıcını.
Alırdı 70 kelle.
Hep onlar
kahraman.(!)
Ayağımızda
çarık,koltuğumuzda sarı defter.
Okula giderdik
hepimiz erkektik.
Teftişe gelirdi
Başöğretmen korkudan titrerdik.
Zamantı’da yüzerdik
yanardı vücudumuz çatlardı yüzümüz.
Harman mevsiminde
ağrırdı gözümüz.
Çok bekledim Gürcüde
bostan tarlası.
Sular içtim Körkuyu,
Hasankahya,Kavaklıpınar,Sarıbekir’den.
Çok korkardım
Cebik’deki inden.
Cebik,Çataldere,Kevenağıl’da
karamuk ve ahlat yedim.
Benim de emeklerim
kaldı orada.
Geçemezdim geceleri
tepenin altından.
Orada bir cin vardı.
Daha nice olaylar
yaşadım.
Geride 12 yılım
kaldı.
1943-25 Aralık.
Elli santim kar.Babam
ben ve Kuddusi okula gitmek üzere çıktık yola.
İlk gün ulaştık
Melikveren’e.
Birer içli köfte
yedik halen tadı damağımda unutmadım,eline sağlık İsmi abla.
Sabah Söğütlüye
hareket,çıktık Başöğretmenin huzuruna.
Hazırladı evrakları
bir zarfa koydu bastı mührünü.Yol gösterdi bize.
Akşam Samağır
köyündeyiz.
Yemeğimizi yedik.Bir
şilte arasında yattık,uyuduk.
28’inde P.K.E ‘ne
ulaştık.
Birkaç hemşeri bulduk
yol gösterdiler bize.
Çıktık
müdüre,koltuğunda çok gösterişli bir zat,fakat hafif çopur.
Yaptı kaydımızı verdi
numaramızı. No: 60 İlk Kısım B.
Adı Şevket Gedikoğlu.
Babam verdi 50 Krş
harçlık.Döndü geriye.
Altı yıl orada
kaldık.
Götürdüler bir
sınıfa,gösterdiler yatakhaneyi ve yatağı.
Aldılar yemekhaneye
oturduk masalara onar onar.
Hepsi köyden gelmiş
birbirini sorar.
Masaya kondu
tabak,kaşık,çatal.
Doyasıya bir yemek
yedik.
Çaldı kampana yatağa
girdi her kesim.
Bana verdiler iki
battaniye bir nevresim.
Altında uyuya kaldık.
Sabahın erken
saatinde kampana sesi.
Verildi bize sabah
kahvaltısı.Çay, peynir,zeytin.
Kurtulduk
tırıldan,çarıktan götürdüler depoya.
Verdiler ikişer
ikişer mintan,çorap.atlet ve kilot.
Bir postal,pantolon
,kasket ve ceket.
Yeni bir hayat
başladı.
Kaynaştık bir yürek
olduk.Yeni bir yuva kurduk.
Milli
oyunlarımız:Bengi,Somalı,Arpalı ve Harmandalı.
Bir piyes oynadık adı
Adalı.
Halay çekerdik
Hoşbilezik,Timurağa.
Onu yurda biz yaydık.
Yurdu savunmak için
girdik bir kampa.
Silahlı,kasaturalı,matralı.
Eğitim yaptık dikenli
tarlalarda,sürün,yat,kalklı.
Bütün anılarım
albümlerde saklı.